adjective

sublime

yüce, ulvi, görkemli

The view from the mountain top was sublime.

Dağın tepesinden manzara yüceydi.

She has a sublime sense of style.

Yüce bir stil anlayışı var.

((isim)) yücedir ((isim)) çok büyük mükemmellik veya güzelliktedir The sublime beauty of the artwork was amazing.

Eş anlamlılar: magnificent, majestic, exalted; Zıt anlamlılar: ordinary, mundane

Latince `sub-` 'kadar' + `limen` 'eşik' kelimelerinden gelir. 'Eşiğe kadar' anlamına gelir, bu nedenle yüce veya yüksek demektir.

'Sub-lime' kelimesini o kadar mükemmel bir şey olarak düşünün ki 'spot ışıkları altında' (lime-light).

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.