noun

submarine

denizaltı

The submarine descended into the deep ocean.

Denizaltı derin okyanusa indi.

I ordered a large submarine sandwich for lunch.

Öğle yemeği için büyük bir denizaltı sandviç sipariş ettim.

bir/o denizaltı su altında bağımsız olarak çalışabilen bir deniz aracı A submarine can stay underwater for months.

Eş anlamlılar: sub, U-boat

Latince `sub-` 'altında' + `marinus` 'denizin'. Kelimenin tam anlamıyla 'deniz altında'.

Parçalara ayırın: `sub-` (altında) + `marine` (deniz). Denizin altında giden bir tekne.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.