adjective

substantial

önemli, büyük, hatırı sayılır, sağlam

He made a substantial amount of money.

Önemli miktarda para kazandı.

This is a substantial piece of furniture.

Bu, sağlam bir mobilya parçası.

substantial bir ((isim)) miktar, değer veya önem bakımından büyük Yapacak önemli miktarda işimiz var.

Eş anlamlılar: önemli, büyük, hatırı sayılır; Zıt anlamlılar: önemsiz, küçük

'Substance' (madde, öz) isminden türemiştir. Özü olan, yani katı, büyük veya önemli olan bir şeyi tanımlar.

Bir şey 'substantial' ise, 'substance' (öz) ile doludur. Doyurucu (substantial) bir yemeğin iyi besin maddeleriyle (substances) dolu olduğunu hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.