verb

succumb

yenik düşmek, boyun eğmek, teslim olmak

He finally succumbed to temptation.

Sonunda ayartmaya yenik düştü.

Sadly, she succumbed to her injuries.

Ne yazık ki, yaralarına yenik düştü.

to succumb to ((sth.)) ((bir şeye)) yenik düşmek Keki yeme arzusuna yenik düştü.

Eş anlamlılar: yield, surrender, give in; Zıt anlamlılar: resist, withstand, overcome

Latince 'succumbere' (düşmek, batmak) kelimesinden, 'sub-' (altında) + '-cumbere' (uzanmak).

Baskı veya bir hastalık 'altında kalmak' gibi düşünün. 'sub-' (altında) öneki anahtardır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.