noun

suit

takım elbise, dava, renk

He wore a dark blue suit.

Koyu mavi bir takım elbise giyiyordu.

She filed a suit against her former employer.

Eski işverenine karşı dava açtı.

Hearts is my favorite suit in cards.

Kupa, kartlarda en sevdiğim renktir.

takım elbise ve kravat erkekler için resmi bir kıyafet İşe takım elbise ve kravatla gitmek zorunda.

birine karşı dava açmak birine karşı yasal süreç başlatmak Şirkete karşı dava açtılar.

Eş anlamlılar (kıyafet): outfit, attire; Eş anlamlılar (hukuk): lawsuit, case

Eski Fransızca 'suite' (takım, set) kelimesinden gelir, bu da 'suivre' (takip etmek) fiilinden türemiştir. Birbirini 'takip eden' veya bir araya ait olan şeyler 'seti' fikri.

Bir iş 'takım elbisesi' (suit), bir 'dava' (suit) açarken giyebileceğiniz şeydir. Kartlardaki bir 'renk' (suit), bir deseni takip eden bir settir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.