adjective

suitable

uygun, elverişli, münasip

This movie is not suitable for children.

Bu film çocuklar için uygun değil.

We need to find a suitable time to meet.

Buluşmak için uygun bir zaman bulmalıyız.

It is not suitable to wear shorts to a formal event.

Resmi bir etkinliğe şort giymek uygun değildir.

suitable ((for sb./sth.)) (biri/bir şey) için uygun This movie is not suitable for children.

suitable ((to do sth.)) (bir şeyi) yapmak için uygun We need to find a suitable time to meet.

Synonyms: uygun, münasip; Antonyms: uygunsuz, yersiz

'suit' (uymak) kelimesine '-ebilmek' anlamına gelen '-able' ekinin eklenmesiyle oluşmuştur. Yani, 'uyabilen' veya bir amaca uygun.

Bir şey 'suitable' ise, size veya duruma 'uyar' (suits), tıpkı üzerinize tam oturan bir takım elbise gibi.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.