noun

bait

yem, tuzak, olta yemi

He used worms as bait for fishing.

Balık tutmak için yem olarak solucan kullandı.

The free offer was just bait to get customers.

Ücretsiz teklif sadece müşteri çekmek için bir tuzaktı.

((sth.)) için yem ((olarak)) ((as)) bait ((for sth.)) He used worms as bait for fishing.

Eş anlamlılar: lure, decoy, enticement

Eski Nors dilinde 'ısırtmak' anlamına gelen 'baita' kelimesinden türemiştir.

Bir balığı 'yem' (bait) ile oltayı 'ısırması' (bite) için kandırdığınızı düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.