noun

summit

zirve, doruk, zirve toplantısı

They reached the summit of the mountain.

Dağın zirvesine ulaştılar.

The leaders attended an economic summit.

Liderler bir ekonomi zirvesine katıldı.

((bir şeyin)) zirvesi (bir şeyin) en yüksek noktası They reached the summit of the mountain.

((sıfat)) bir zirve belirli bir türde toplantı The leaders attended an economic summit.

Eş anlamlılar: peak, apex, pinnacle; conference, meeting

Eski Fransızca 'somete' (tepe) kelimesinden gelir, bu da 'som' (en yüksek nokta) kelimesinin küçültme ekidir.

Dünya liderlerinin bir dağın zirvesinde bir zirve toplantısı için buluştuğunu hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.