noun

sunrise

gündoğumu, güneşin doğuşu

We woke up early to see the sunrise.

Gündoğumunu izlemek için erken kalktık.

The colors of the sunrise were amazing.

Gündoğumunun renkleri harikaydı.

((at sunrise)) gündoğumu vaktini belirtir. The birds start singing at sunrise.

((to watch/see the sunrise)) gündoğumunu izleme eylemi. Let's climb the hill to watch the sunrise.

Eş anlamlılar: dawn, daybreak; Zıt anlamlılar: sunset, dusk

'sun' (güneş) + 'rise' (yükselmek) kelimelerinden oluşan birleşik bir kelime. Güneşin yükseldiği zamandır.

Sabahları güneşin kelimenin tam anlamıyla gökyüzüne 'yükseldiğini' (rising) düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.