noun

balance

denge, bakiye, terazi

She lost her balance on the ice.

Buzda dengesini kaybetti.

It's important to find a balance between work and life.

İş ve yaşam arasında bir denge bulmak önemlidir.

What is my bank account balance?

Banka hesabı bakiyem ne kadar?

((A ile B arasında bir denge)) iki şey arasında bir denge It's hard to find a balance between work and fun.

Eş anlamlılar: equilibrium, stability; Zıt anlamlılar: imbalance

Latince'de 'iki kefeli' anlamına gelen 'bilanx' kelimesinden gelir ve bir tartıyı ifade eder.

İp üstünde dengesini koruyan bir cambazı veya iki kefeli bir teraziyi hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.