verb

suppose

sanmak, varsaymak, farz etmek

I suppose you're right.

Sanırım haklısın.

Suppose we leave early. What would we do?

Farz et ki erken ayrıldık. Ne yapardık?

You were supposed to be here an hour ago.

Bir saat önce burada olman gerekiyordu.

((sanmak)) ((ki ...)) bir şeyin doğru veya olası olduğunu düşünmek veya inanmak Sanırım o yorgun.

((bir şeyi yapması beklenmek)) bir şeyi yapması beklenmek veya gerekmek Ödevini bitirmen gerekiyor.

((Farz et ki)) ((...)) 'ya ... olsaydı' diye sormak için kullanılır Farz et ki piyangoyu kazandın, ne yapardın?

Synonyms: assume, guess, believe, imagine

Eski Fransızca 'supposer' kelimesinden, 'sub-' (altında) ve 'poser' (yerleştirmek) kelimelerinden türemiştir. Orijinal fikir, bir argümanın temeli olarak 'altına yerleştirmek' idi.

Bir şeyin beklenildiğini veya gerekli olduğunu belirten 'be supposed to' yaygın ifadesini unutmayın. 'Bugün çalışmam gerekiyor.'

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.