adjective

supreme

yüce, en yüksek, üstün

She is the supreme commander of the army.

Ordunun en yüksek komutanı o.

He made the supreme sacrifice for his country.

Ülkesi için en büyük fedakarlığı yaptı.

The Supreme Court is the highest court.

Yüce Divan en yüksek mahkemedir.

supreme ((noun)) yüce/en yüksek (isim) The supreme leader has absolute power.

Eş anlamlılar: ultimate (nihai), paramount (en önemli), chief (baş); Zıt anlamlılar: inferior (aşağı), lowest (en düşük)

Latince 'super' ('üstünde') kelimesinden gelen 'superus' ('yukarıda olan') kelimesinin üstünlük derecesi olan 'supremus'tan gelir.

Bunu 'süper' ile bağdaştırın. 'Supreme' olan bir şey, rütbe veya kalite olarak 'süper' yüksektir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.