adjective

sure

emin, kesin, elbette

Are you sure about that?

Bu konuda emin misin?

He is sure to win the race.

Yarışı kazanacağı kesin.

Sure, I can help you.

Elbette, sana yardım edebilirim.

emin ((hakkında sth.)) ((bir şeyden)) emin olmak Are you sure about the time?

kesin ((to-inf)) ((bir şeyi)) yapacağı kesin olmak She is sure to arrive soon.

emin ((ki ...)) ((... olduğuna)) emin olmak I'm sure that he is right.

Eş anlamlılar: certain, confident, positive; Zıt anlamlılar: unsure, doubtful

Eski Fransızca 'seur' (güvenli) kelimesinden, o da Latince 'securus' (tasasız) kelimesinden gelir.

'Secure' (güvenli) kelimesini düşünün. Kendinizi güvende hissettiğinizde, bir şeylerden 'sure' (emin) olursunuz.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.