noun

surfboard

sörf tahtası

He waxed his new surfboard.

Yeni sörf tahtasını cilaladı.

She carried her surfboard to the beach.

Sörf tahtasını sahile taşıdı.

sörf yapmak için bir tahta a board for surfing He bought a new surfboard.

Eş anlamlılar: longboard, shortboard (sörf tahtası türleri)

Birleşik bir kelime: 'surf' (dalga üzerinde kayma) + 'board' (tahta).

Bu, 'sörf' yapmak için bir 'tahta'dır. Kelimenin kendisi tanımdır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.