noun

surplus

fazlalık, artakalan, fazla

The country has a trade surplus.

Ülkenin ticaret fazlası var.

We have a surplus of food.

Yiyecek fazlamız var.

a surplus of ((sth.)) ((sth.)) fazlası Yiyecek fazlamız var.

Eş anlamlılar: excess, abundance; Zıt anlamlılar: deficit, shortage

Eski Fransızca 'surplus' kelimesinden gelir, 'sur-' (üzerinde) + 'plus' (daha fazla). Kelimenin tam anlamıyla 'daha fazlasının üzerinde' veya gerekenden fazla demektir.

'Sir, plus more!' (Efendim, daha fazlası!) – bir garsonun size sipariş etmediğiniz fazladan yiyecek getirmesi ve bir fazlalık yaratması.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.