noun

surprises

sürprizler, şaşkınlıklar

Life is full of surprises.

Hayat sürprizlerle dolu.

He planned some nice surprises for her birthday.

Onun doğum günü için bazı hoş sürprizler planladı.

((bir şey)) ((biri için)) bir sürprizdir Hayat sürprizlerle dolu. (Life is full of surprises.)

Synonyms: astonishment, shock, wonder

Eski Fransızca 'surprendre' (gafil avlamak) kelimesinden gelir. 'Sur-' (üzerinde) + 'prendre' (almak).

Beklenmedik bir olay tarafından 'ele geçirilme' hissini düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.