adjective

bald

kel, tüysüz, sade, aşınmış

My uncle is going bald.

Amcam kelleşiyor.

The bald truth is that we failed.

Çıplak gerçek şu ki başarısız olduk.

The car had bald tires.

Arabanın lastikleri kabaktı.

((sb.)) is bald (birisi) kel olmak Amcam kel.

Eş anlamlılar: hairless (tüysüz), bare (çıplak); Zıt anlamlılar: hairy (tüylü)

Eski İngilizce'de 'beyaz leke' anlamına gelen bir Kelt kök kelimesiyle ilişkili olabilecek 'ballede' kelimesinden gelir.

Kel bir kafanın yuvarlak, pürüzsüz şeklini hatırlamak için bir 'top' (ball) düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.