adjective

suspected

şüphelenilen, zan altında olan

The suspected thief was arrested.

Şüpheli hırsız tutuklandı.

He is the suspected cause of the problem.

Sorunun şüpheli nedeni o.

((isim)) suçlu olduğu veya kötü bir şeye karıştığı düşünülen bir ismi (kişi veya şey) tanımlamak için kullanılır. The suspected thief was arrested.

Eş anlamlılar: alleged, presumed; Zıt anlamlılar: confirmed, proven

Latince 'suspectus' (güvenilmeyen) kelimesinden gelir, 'su-' (altında) + 'specere' (bakmak) köklerinden, 'aşağıdan bakmak, güvenmemek' anlamına gelir.

'Suspected' bir kişi, şüpheyle gözlerinizin 'altından' baktığınız kişidir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.