adjective

suspended

askıya alınmış, durdurulmuş, uzaklaştırılmış

The lamp was suspended from the ceiling.

Lamba tavandan sarkıtılmıştı.

The project is suspended until we get more funding.

Daha fazla fon bulana kadar proje askıya alındı.

He was suspended from school for fighting.

Kavga ettiği için okuldan uzaklaştırıldı.

((be)) suspended from (sth.) (bir şeye) asılı olmak The bridge was suspended from two large towers.

((be)) suspended askıya alınmak The game was suspended due to rain.

Eş anlamlılar: asılı, ertelenmiş; Zıt anlamlılar: aktif, yeniden başlatılmış

Latince 'suspendere' (asmak) kelimesinden, 'sus-' (alttan) + 'pendere' (asmak).

Havada asılı duran bir şeyi hayal edin, örneğin bir örümceğin ağından sarkması (suspended). Veya 'askıda' olan, henüz karara bağlanmamış bir durum.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.