verb

swell

şişmek, kabarmak, artmak

My ankle began to swell after the fall.

Düştükten sonra ayak bileğim şişmeye başladı.

The river swelled after the heavy rain.

Şiddetli yağmurdan sonra nehir kabardı.

His heart swelled with pride.

Gururla kalbi kabardı.

((özne)) şişer (bir şey) şişmek My ankle began to swell after the fall.

((özne)) ((duygu)) ile kabarır (bir duygu) ile dolmak His heart swelled with pride.

Eş anlamlılar: inflate, expand, bulge

Eski İngilizce'deki 'swellan' (şişmek) kelimesinden gelir.

Bir balonun havayla 'şiştiğini' (swell) hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.