verb

synthesize

sentezlemek, birleştirmek

She can synthesize information quickly.

Bilgiyi hızlı bir şekilde sentezleyebilir.

The lab can synthesize the new chemical.

Laboratuvar yeni kimyasalı sentezleyebilir.

((bir şeyi)) sentezlemek (bir şeyi) birleştirmek The company will synthesize the two divisions.

Eş anlamlılar: birleştirmek, bütünleştirmek, kaynaştırmak

Yunanca 'syn-' (birlikte) + 'thesis' (koyma) kelimelerinden gelen 'sentez' isminden türemiştir. '-ize' eki onu fiil yapar.

'Sentezlemek', bir 'sentez' yapma eylemidir. Sesleri birleştirerek müzik yapan bir müzik sentezleyicisini düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.