noun

table

masa, tablo

The book is on the table.

Kitap masanın üzerinde.

Look at the data in this table.

Bu tablodaki verilere bakın.

((a/the)) table Bir mobilya parçası. We ate at the kitchen table.

((a/the)) table ((of sth.)) Bir dizi gerçek veya rakam. The report includes a table of contents.

Eş anlamlılar: (mobilya) desk, counter; (çizelge) chart, grid

Latince 'tahta, kalas' anlamına gelen 'tabula' kelimesinden gelir.

Bir yemek masası ve ardından bir çarpım tablosu hayal edin. Her ikisi de üzerinde nesnelerin düzenlendiği düz yüzeylerdir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.