noun

tables

masalar, tablolar

We need more tables for the party.

Parti için daha fazla masaya ihtiyacımız var.

The document has several tables of data.

Belgede birkaç veri tablosu var.

((sayı)) tables masalar We need more tables for the party.

tables ((of sth.)) (bir şeyin) tabloları The document has several tables of data.

Eş anlamlılar (mobilya): sıralar, tezgahlar; Eş anlamlılar (veri): çizelgeler, listeler

Latince 'tahta, kalas' anlamına gelen 'tabula' kelimesinden gelir.

Aile için bir yemek masası (table) ve matematik için bir çarpım tablosu (multiplication table) düşünün. İkisi de 'table'dır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.