verb

talk

konuşmak, sohbet etmek

We need to talk about the plan.

Plan hakkında konuşmamız gerekiyor.

She talked to her friend on the phone.

Telefonla arkadaşıyla konuştu.

He talked me into buying the car.

Beni arabayı almaya ikna etti.

((about sth.)) (bir şey hakkında) konuşmak We need to talk about the plan.

((to sb.)) / ((with sb.)) (biriyle) konuşmak She talked to her friend.

((sb.)) ((into -ing)) (birini bir şey yapmaya) ikna etmek He talked me into buying the car.

Eş anlamlılar: speak, converse, chat; Zıt anlamlılar: listen, be silent

Orta İngilizce'deki 'talken' kelimesinden gelir, 'tale' (hikaye) ile ilgilidir.

Bir saatin 'tik-tak' sesi gibi, konuşan biri gibi sürekli bir ses çıkarır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.