talking
Çeviri
konuşuyor, konuşma, sohbet etme
Örnekler
She is talking on the phone.
Telefonda konuşuyor.
Talking is not allowed here.
Burada konuşmak yasaktır.
I have a talking parrot.
Konuşan bir papağanım var.
Dilbilgisi Kalıpları
((to sb.)) ((about sth.)) (biriyle) (bir şey) hakkında konuşmak She is talking to her friend about the movie.
((as a subject)) (özne olarak) konuşma Talking is fun.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: speaking, conversing, chatting; Zıt anlamlılar: listening, silent
Etimoloji
'talk' fiiline, şimdiki zaman, ulaç ve sıfat yapmak için kullanılan '-ing' ekinin eklenmesiyle oluşur.
Hafıza İpuçları
'-ing' ekini, dönen (turnING) bir tekerlek gibi, devam eden bir eylem olarak düşünün. 'He is talking' eylemin şu anda gerçekleştiği anlamına gelir.