verb

tap

hafifçe vurmak, tıklamak, fıçıdan çekmek, gizlice dinlemek

He tapped on the window.

Pencereye hafifçe vurdu.

Tap the icon to open the app.

Uygulamayı açmak için simgeye dokunun.

They tap trees for maple syrup.

Akçaağaç şurubu için ağaçlardan özsu alırlar.

((sth.)) (-e) hafifçe vurmak. Pencereye hafifçe vurdu.

((sth.)) (-e) tıklamak. Uygulamayı açmak için simgeye dokunun.

Eş anlamlılar: pat, knock, touch; Zıt anlamlılar: hit, strike

Eski İngilizce'deki 'tæppa' (bir tıkaç veya musluk) kelimesinden gelir, muhtemelen tıklatma sesinin taklididir.

Bir ekrana veya kapıya hafifçe dokunduğunuzda çıkan 'tık, tık, tık' sesini hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.