verb

tarnish

karartmak, lekelemek, itibarını zedelemek

Silver will tarnish if you don't polish it.

Gümüşü parlatmazsan kararır.

The scandal tarnished his reputation.

Skandal onun itibarını zedeledi.

((bir şey)) kararmak, matlaşmak Silver can tarnish over time.

((bir şeye)) ((leke sürmek)) (itibarını vb.) zedelemek The scandal could tarnish his career.

Eş anlamlılar: lekelemek, karartmak; Zıt anlamlılar: parlatmak, cilalamak

Eski Fransızca 'ternir' (koyulaştırmak veya matlaştırmak) kelimesinden gelir.

Hem metalin kararması hem de birinin itibarının 'lekelenmesi' için kullanılır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.