noun

tassel

püskül

The curtain was held back with a silk tassel.

Perde ipek bir püskülle tutturulmuştu.

He wore loafers with small tassels on them.

Üzerinde küçük püskülleri olan makosen ayakkabılar giyiyordu.

((a/the)) tassel (isim) püskül The curtain tie-back ended in a large tassel.

Eş anlamlılar: saçak, tutam, ponpon

Eski Fransızca `tassel` (toka) kelimesinden, o da Latince `taxillus` (küçük zar) kelimesinden gelir. Anlamı iplik demetine dönüşmüştür.

Bir mezuniyet kepinin ileri geri sallanan püskülünü hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.