taste
Çeviri
tatmak, tadı olmak
Örnekler
Taste this soup and tell me what you think.
Bu çorbayı tat ve ne düşündüğünü söyle.
The soup tastes salty.
Çorbanın tadı tuzlu.
He has never tasted defeat.
Hiç yenilgi tatmadı.
Dilbilgisi Kalıpları
((sth.)) tadına bakmak Can you taste the garlic in this sauce?
((sıfat)) tadı olmak This apple tastes sweet.
((of sth.)) tadı olmak The water tastes of chlorine.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: denemek, tatmak, lezzetine bakmak; Zıt anlamlılar: kaçınmak
Etimoloji
Eski Fransızca `taster` (dokunmak, denemek, tatmak) kelimesinden, o da Latince `taxare` (dokunmak, ele almak) kelimesinden gelir.
Hafıza İpuçları
Bir şefin yemeği servis etmeden önce "Şunun tadına bakalım!" dediğini düşünün.