verb

ban

yasaklamak, men etmek

The city decided to ban plastic bags.

Şehir, plastik poşetleri yasaklamaya karar verdi.

He was banned from driving for a year.

Bir yıl boyunca araba kullanması yasaklandı.

((bir şeyi)) yasaklamak The city banned plastic bags.

((birinin bir şey yapmasını)) yasaklamak He was banned from driving.

Eş anlamlılar: prohibit, forbid, outlaw; Zıt anlamlılar: permit, allow, authorize

Eski İngilizce'de 'çağırmak, emretmek' anlamına gelen 'bannan' kelimesinden türemiş, daha sonra 'yasaklamak' anlamını kazanmıştır.

Bir aktiviteyi durduran büyük, kırmızı bir 'YASAK' levhası hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.