adjective

tedious

sıkıcı, bıktırıcı, yorucu

The work was tedious and repetitive.

İş sıkıcı ve tekrarlarla doluydu.

He gave a long, tedious speech.

Uzun ve sıkıcı bir konuşma yaptı.

((bir şey)) tedious'tur (bir şey sıkıcıdır) The task is tedious.

Eş anlamlılar: boring, monotonous, dull; Zıt anlamlılar: exciting, interesting

Latince 'bıkkınlık' anlamına gelen 'taedium' kelimesinden gelir.

'Tedious' (sıkıcı) bir işin o kadar sıkıcı olduğunu düşünün ki sizi 'ölü' (dead) gibi hissettiriyor. Tedious, 'dead-ious' gibi ses çıkarıyor.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.