noun

temper

huy, mizaç, öfke, sertlik

He has a quick temper.

Çabuk sinirlenir.

She needs to learn to control her temper.

Öfkesini kontrol etmeyi öğrenmesi gerekiyor.

The verb 'to temper' means to moderate something.

'To temper' fiili bir şeyi yumuşatmak anlamına gelir.

a ((adjective)) temper (sıfat) bir huya sahip olmak He has a bad temper.

to lose one's temper sinirini kaybetmek Try not to lose your temper.

Eş anlamlılar: mood, disposition, anger; Zıt anlamlılar: calmness, composure

Latince 'karıştırmak, düzenlemek' anlamına gelen 'temperare' kelimesinden gelir. Birinin zihninin 'karışımını' veya durumunu ifade eder.

Duygularınızın 'sıcaklığını' (temperature) düşünün. Çok ısındığında, 'öfkenizi' (temper) kaybedersiniz.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.