adjective

temperate

ılıman, ölçülü, mutedil

He lives in a temperate climate.

Ilıman bir iklimde yaşıyor.

She has a temperate personality.

Ölçülü bir kişiliği var.

((isim)) ılıman ((isim)) He lives in a temperate climate.

Eş anlamlılar: mild, moderate, calm; Zıt anlamlılar: extreme, harsh, intemperate

Latince 'düzgün bir şekilde karıştırmak, ılımlılaştırmak' anlamına gelen 'temperatus' kelimesinden gelir.

'Temperature' (sıcaklık) kelimesini düşünün. Ilıman (temperate) bir iklim, ne çok sıcak ne de çok soğuk olan orta derecede bir sıcaklığa sahiptir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.