noun

tempo

tempo, hız, ritim

The conductor set a fast tempo.

Orkestra şefi hızlı bir tempo belirledi.

We need to increase the tempo of production.

Üretim temposunu artırmamız gerekiyor.

((...)) bir tempoda ((... bir tempoda)) The song is played at a fast tempo.

Eş anlamlılar: hız, ritim, sürat

İtalyanca 'tempo' kelimesinden, o da 'zaman' anlamına gelen Latince 'tempus' kelimesinden gelmektedir.

Bir müzik parçasının 'temposunu' düşünün. Bir şarkının hızını ayarlamak için tıklayan bir metronom hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.