verb

tend

eğiliminde olmak, bakmak, ilgilenmek

People tend to eat more in winter.

İnsanlar kışın daha fazla yeme eğilimindedir.

She tends her garden every morning.

Her sabah bahçesiyle ilgilenir.

He tends to the needs of his customers.

Müşterilerinin ihtiyaçlarıyla ilgilenir.

((to-inf)) bir şey yapma eğiliminde olmak People tend to get hungry in the afternoon.

((sth./sb.)) bir şeye/birine bakmak She tends the flowers in her garden.

Eş anlamlılar (eğilim): be inclined; Eş anlamlılar (bakım): care for, look after

'Eğiliminde olmak' Latince 'tendere' (germek) kelimesinden gelir. 'Bakmak' ise 'attend' (ilgilenmek) kelimesinin kısaltmasıdır.

Bir 'barmen' (bartender), bardaki müşterilerle 'ilgilenen' (tends to) kişidir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.