noun

tendency

eğilim, meyil, temayül

He has a tendency to exaggerate.

Abartma eğilimi var.

There is a growing tendency towards remote work.

Uzaktan çalışmaya yönelik artan bir eğilim var.

bir eğilim ((mastar)) bir şey yapma eğilimi He has a tendency to be late.

bir eğilim ((bir şeye doğru)) bir şeyin geliştiği genel yön There is a tendency towards smaller cars.

Eş anlamlılar: inclination, propensity, disposition

Latince 'germek, uzatmak' anlamına gelen 'tendere' kelimesinden gelir. Bir şeye doğru 'uzanma' veya eğilme niteliğini ifade eder.

'Bir şey yapma eğiliminde olmak' anlamına gelen 'tend to do' fiil ifadesiyle birlikte hatırlayın.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.