adjective

terrible

korkunç, berbat, kötü

The weather was terrible yesterday.

Dün hava berbattı.

I have a terrible headache.

Korkunç bir baş ağrım var.

He suffered a terrible injury in the accident.

Kazada korkunç bir yara aldı.

korkunç olmak çok kötü olmak Film korkunçtu.

korkunç bir ((isim)) çok kötü bir (şey) Korkunç bir hataydı.

Eş anlamlılar: awful, dreadful, horrible; Zıt anlamlılar: wonderful, excellent

Latince 'korkutucu' anlamına gelen 'terribilis' kelimesinden, o da 'korkutmak' anlamına gelen 'terrere'den gelir.

'Terör' kelimesiyle bağdaştırın. Teröre neden olan şey 'terrible' (korkunç)tur.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.