adjective

terrified

dehşete düşmüş, çok korkmuş

The little boy was terrified of the dark.

Küçük çocuk karanlıktan çok korkuyordu.

She gave a terrified scream.

Dehşet içinde bir çığlık attı.

to be terrified of ((bir şey/birisi)) (bir şeyden/birisinden) çok korkmak He is terrified of spiders.

a terrified ((isim)) dehşete düşmüş bir (isim) She gave a terrified look.

Eş anlamlılar: scared, frightened, horrified; Zıt anlamlılar: brave, calm

Latince 'terrere' (korkutmak) + 'facere' (yapmak) kelimelerinden gelen 'to terrify' fiilinden türemiştir. Kelimenin tam anlamıyla 'terör hissettirilmiş'.

Bu, 'scared' veya 'frightened' kelimelerinden çok daha güçlü bir kelimedir. Yoğunluğunu hatırlamak için 'terör' kelimesini düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.