verb

terrify

korkutmak, dehşete düşürmek, yıldırmak

The loud thunder terrified the little dog.

Yüksek gök gürültüsü küçük köpeği korkuttu.

The thought of speaking in public terrifies me.

Topluluk önünde konuşma düşüncesi beni korkutuyor.

((birini/bir şeyi)) (birini) korkutmak The story was meant to terrify children.

Eş anlamlılar: frighten, scare, horrify; Zıt anlamlılar: comfort, soothe

Latince 'terrere' (korkutmak) kelimesinden gelir. '-ify' eki 'yapmak, etmek' anlamına gelir. Birlikte 'korkutmak' anlamındadır.

'Terör'ün amacının insanları 'korkutmak' (terrify) olduğunu düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.