noun

testimony

tanıklık, ifade, şahitlik

Her testimony was crucial to the case.

Onun ifadesi dava için çok önemliydi.

The empty stadium was a testimony to the team's failure.

Boş stadyum, takımın başarısızlığının bir kanıtıydı.

((ifade)) ((sb. -nin)) bir tanığın mahkemede yaptığı resmi bir açıklama Mahkeme tanığın ifadesini dinledi.

((bir kanıt)) ((sth. -e)) bir şeyin kanıtı veya delili Bu ödül, onun sıkı çalışmasının bir kanıtıdır.

Eş anlamlılar: evidence, statement, proof, declaration

Latince 'testimonium' (kanıt, tanıklık) kelimesinden gelir, bu da 'testis' (tanık) kelimesinden türemiştir.

Bir 'testimony', bir tanığın bir 'test' veya duruşmada verdiği ifadedir. Bu onların hikayesidir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.