determiner/pronoun/conjunction/adverb

that

şu, o, ki

I want that book.

Şu kitabı istiyorum.

That is not true.

Bu doğru değil.

She said that she was tired.

Yorgun olduğunu söyledi.

The movie wasn't that good.

Film o kadar da iyi değildi.

((belirteç olarak)) + isim şu Şuradaki kitabı istiyorum.

((zamir olarak)) o, şu O benim arabam.

((bağlaç olarak)) + yan cümle ki Yapabileceğini biliyorum.

((zarf olarak)) + sıfat/zarf o kadar O kadar da zor değil.

Zıt anlamlısı: this

Eski İngilizce'deki 'þæt' işaret zamirinden gelir.

Unutmayın: 'that' daha uzaktaki şeyler için, 'this' ise daha yakındaki şeyler için kullanılır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.