noun

theft

hırsızlık

He was accused of theft.

Hırsızlıkla suçlandı.

Identity theft is a serious crime.

Kimlik hırsızlığı ciddi bir suçtur.

((bir şeyin)) ((hırsızlığı)) (bir şeyin) çalınması Resmin çalındığı bildirildi.

((hırsızlıkla)) suçlanmak hırsızlıkla suçlanmak Hırsızlıkla suçlandı.

Eş anlamlılar: soygun, ev soygunu, aşırma

Eski İngilizce 'þīefþ' kelimesinden gelir, 'thief' (hırsız) ile ilgilidir.

'Theft' (hırsızlık), bir 'thief' (hırsız) tarafından işlenen eylemdir. 'th' ve 'f' sesleri ortaktır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.