adjective

thick

kalın, yoğun, koyu

This is a thick book.

Bu kalın bir kitap.

The fog was very thick.

Sis çok yoğundu.

He has thick hair.

Onun gür saçları var.

The sauce is too thick.

Sos çok koyu.

((thick)) + isim kalın bir ~ This is a thick book.

olmak + ((thick)) ~ yoğundu The fog was very thick.

Eş anlamlılar: dense, heavy; Zıt anlamlılar: thin, sparse

Eski İngilizce'de 'kalın, yoğun' anlamına gelen *þicce* kelimesinden türemiştir.

Kalın bir dilim ekmek veya yoğun bir çorba hayal edin. Bu, kelimenin farklı anlamlarını (kalınlık, yoğunluk) hatırlamanıza yardımcı olur.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.