noun

things

eşyalar, işler, durum

I packed my things for the trip.

Yolculuk için eşyalarımı topladım.

How are things at work?

İş yerinde durumlar nasıl?

There are many things to learn.

Öğrenecek çok şey var.

((possessive pronoun)) things (birinin) eşyaları I packed my things for the trip.

How are things? Durumlar nasıl? How are things at work?

Eş anlamlılar: belongings, possessions, matters, affairs

Eski İngilizce 'þing' kelimesinden gelen 'thing' kelimesinin çoğul hali.

Genellikle kişisel eşyaları ('my things') veya genel durumu ('How are things?') belirtmek için kullanılır. Türkçe'deki 'eşyalar' veya 'işler' gibi.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.