noun

thought

düşünce, fikir, görüş, düşüncelilik

I had a thought about our plan.

Planımız hakkında bir düşüncem var.

He was lost in thought.

Düşüncelere dalmıştı.

She showed great thought for others.

Başkalarına karşı büyük bir düşünce gösterdi.

((sth. hakkında bir düşünce)) bir şey hakkında bir fikir Planımız hakkında bir düşüncem var.

((düşüncelere dalmış)) düşünme sürecinin derinliklerinde Düşüncelere dalmıştı.

Eş anlamlılar: idea, notion, concept, reflection

Eski İngilizce'deki 'þōht' kelimesinden gelir ve 'think' (düşünmek) fiiliyle ilgilidir.

'think' fiilinin isim halidir. 'think' ettiğiniz şey bir 'thought'tur.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.