noun

thoughtfulness

düşüncelilik, anlayış, nezaket

I appreciate your thoughtfulness.

Düşünceliliğini takdir ediyorum.

His face showed deep thoughtfulness.

Yüzü derin bir düşüncelilik gösteriyordu.

((sb.'ye karşı düşüncelilik)) birine karşı anlayış Misafirlerine karşı büyük bir düşüncelilik gösterdi.

((bir düşüncelilik eylemi)) nazik bir davranış Çiçek getirmek bir düşüncelilik eylemiydi.

Eş anlamlılar: consideration, kindness; Zıt anlamlılar: thoughtlessness, inconsideration

'thoughtful' (düşünceli) + bir durumu veya niteliği belirten '-ness' ekinden gelir. Düşünceli olma durumu.

Sondaki '-ness' eki, 'thoughtful' sıfatını niteliğin kendisini temsil eden bir isme dönüştürür.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.