verb

threw

attı, fırlattı

He threw the ball to me.

Topu bana attı.

She threw a party for her friend.

Arkadaşı için bir parti verdi.

The horse threw its rider.

At, binicisini üzerinden attı.

((sb.)) threw ((sth.)) (biri) (bir şeyi) attı The boy threw a stone into the river.

((sb.)) threw ((sth.)) ((at/to sb.)) (biri) (bir şeyi) (birine) attı She threw the keys to me.

Eş anlamlılar: tossed (atılmış), hurled (fırlatılmış), cast (atılmış)

Düzensiz 'to throw' fiilinin geçmiş zaman hali. Ünlü değişimi, Cermen dillerindeki güçlü fiillerde yaygın bir modeldir.

'Threw', 'flew' (uçtu) ile kafiyelidir. Bir şeyi siz attığınız (threw) için uçtuğunu (flew) hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.