adjective

thrilled

heyecanlı, çok sevinçli, mest olmuş

I was thrilled to hear the good news.

İyi haberi duyduğuma çok sevindim.

She was thrilled with her new bike.

Yeni bisikletinden dolayı çok heyecanlıydı.

((bir şey yapmaktan)) bir şey yapmaktan heyecan duymak I was thrilled to see them.

((bir şeyden)) bir şeyden dolayı çok sevinmek She was thrilled with the gift.

Eş anlamlılar: excited, delighted; Zıt anlamlılar: bored, disappointed

'Heyecanlandırmak' anlamına gelen 'to thrill' fiilinin geçmiş zaman ortacı. Bir heyecan duygusuna neden olunan durumu ifade eder.

'-ed' eki, 'heyecan' duygusunu 'alan' kişi olduğunuzu gösterir. Bir şey tarafından 'heyecanlandırılırsınız'.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.