verb

thwart

engellemek, köstek olmak, boşa çıkarmak

The hero thwarted the villain's evil plan.

Kahraman, kötü adamın şeytani planını engelledi.

Bad weather thwarted our plans for a picnic.

Kötü hava piknik planlarımızı suya düşürdü.

((sth.)) (bir şeyi) engellemek The hero thwarted the villain's evil plan.

Eş anlamlılar: foil, frustrate, prevent, obstruct; Zıt anlamlılar: aid, assist, facilitate

Eski Nors dilinde 'karşısında' anlamına gelen 'thvert' kelimesinden gelir. Birini engellemek için yoluna bir şey koyduğunuzu hayal edin.

'throw art' (sanat fırlatmak) gibi ses çıkarıyor. Bir kötünün planını engellemek için makinesine sanat eseri fırlattığınızı hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.