noun

tide

gelgit, medcezir, akım, eğilim

The tide is coming in.

Sular yükseliyor.

The tide of public opinion is changing.

Kamuoyunun gidişatı değişiyor.

the tide gelgit We can walk on the beach when the tide is out.

a tide of ((sth.)) ... akımı There was a rising tide of protest.

Synonyms: current, flow, trend, wave

Eski İngilizce'de 'zaman' veya 'mevsim' anlamına gelen 'tīd' kelimesinden türemiştir. 'Denizin yükselip alçalması' anlamı, sabit zamanlar fikrinden gelişmiştir.

Denizin belirli bir 'zamanda' (time) gelip giderken sahili 'toparladığını' (tidy) hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.